Vergi Denetmenleri Derneğinin 'Gelir İdaresi Başkanlığı' yasa taslağına ilişkin değerlendirmesi

Haber Giriş : 23 Kasım 2004 06:39, Son Güncelleme : 27 Mart 2018 00:42

VERGİ DENETMENLERİ DERNEĞİ GENEL MERKEZİ

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI TASLAĞI'NIN GENEL DEĞERLENDİRMESİ

Ülkenin ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarına uygun olarak belirlenen gelir politikasını uygulamak, vergi toplama maliyetleri ile idari giderleri en aza indirerek azami ölçüde vergileri ve diğer gelirleri toplamak, mükelleflerin vergiye uyumunu sağlamak, mükellef haklarını gözeterek yüksek kalitede hizmet sunmak suretiyle yükümlülüklerini kolayca yerine getirmeleri için gerekli tedbirleri almak; şeffaflık, hesap verebilirlik, katılımcılık, verimlilik ve etkililik esaslarına göre hizmet sunmak amaçlarıyla hazırlanan Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı,  Ülke genelinde görev yapan tüm Vergi Denetmenlerinin il ve bölge düzeyinde yaptıkları toplantılarda değerlendirilmiş ve bu değerlendirmeler sonucunda yapılan tespitler aşağıda belirtilmiştir.

 

Kanun Tasarısının genel gerekçesinde de bahsedildiği üzere, ?Vergi kanunları ne kadar mükemmel yapılırsa yapılsın, kanunları uygulayacak olan idareye ve çalışanına gereken önem verilmezse, vergilendirmeden ve vergi tahsilatından beklenen sonucun alınması mümkün değildir.? Bu itibarla kurulması öngörülen teşkilatın kendisinden beklenilen amaçları gerçekleştirebilmesinin temel koşullarından birisi de, bu teşkilatın ana unsurları arasında yer alan Vergi Denetmenlerinin görüş ve önerilerinin dikkate alınması olacaktır. Zira genel gerekçede belirtildiği gibi kurulacak teşkilat, kaliteli elemanların çalışmayı düşünecekleri ve ayrılmaların asgari düzeyde tutulabileceği, maddi ve manevi motivasyonların sunulduğu bir idare olmalıdır.

 

Vergi Denetmenleri, tasarıda yer alan unsurların yanı sıra, etkin bir Gelir İdaresinin;

 

-Mali ve idari özerkliğe sahip olması,

-Vergi yükünün toplumun tüm kesimlerince adaletli bir şekilde paylaşılmasını sağlayacak etkin bir denetim yapısının oluşturulabilmesi için denetim birimlerini çok başlılıktan kurtararak maksimum verimlilik amacıyla tek çatı altında birleştirmesi,

- Performans ve liyakat kriterleri çerçevesinde tüm çalışanlara eşit yükselme olanakları sağlaması,

 

gerektiği düşüncesini savuna gelmişlerdir.

 

Bununla birlikte Ülkemizin mali konjonktürünün kaçınılmaz kıldığı acil bir gelir idaresi reformu ihtiyacı nedeniyle dönüşümü hedef alan bu tasarının aşağıdaki değişiklikleri kapsaması suretiyle yasalaşmasının beklenilen hedeflerin gerçekleştirilebilmesi yönünde bir başlangıç olacağı  görüşünde birleşilmiştir.

 

Vergi Denetmenleri, beklentilerinin gerçekleştirilmesi halinde, gelir idaresinin kendisinden beklenilen amaçları gerçekleştirebilmesine her türlü katkıyı sağlama yönünde  iradelerini ortaya koyacaklardır.

 

 DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİ

 

Vergi Denetmenleri, Gelir İdaresinin yeniden yapılandırılması hakkında ortaya konan tasarının, kendisinden beklenen faydaları sağlayabilmesi için her şeyden önce gerekli olan unsurun personel motivasyonunu sağlaması gerektiği düşüncesiyle, tasarıda aşağıda yer alan değişikliklerin yapılması gerektiğine inanmaktadırlar.

 

·        DENETİMDE ÇOK BAŞLILIK GİDERİLMEMİŞTİR

 

Tasarının 27. maddesinde, Gelirler Kontrolörleri ve Vergi Denetmenlerinin aynı eğitim şartlarını taşıyan kişiler arasından ayrı ayrı dışarıdan alınacağı ve ayrı ayrı yeterlik sınavına tabi tutulacağı belirtilmiş, ayrıca Vergi Denetmenlerinden belirlenen şartları taşıyanların tekrar yeterlik sınavında başarılı olmak suretiyle Gelirler Kontrolörü olabileceği belirtilmiştir. Gelirler kontrolörlüğüne hem açıktan stajyer alınması hem de Denetmenler arasından sınavla alınması ikili bir yapıya yol açacak olup ikinci yolun tercih edilmeyeceği açıktır. Tasarının bu maddesi IMF ve Dünya Bankası tarafından ortaya konan denetimde çok başlılığın giderilmesi gerektiği yönündeki talepler ile kamuoyunda oluşmuş olan beklentileri karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Zira Denetmenlikten Kontrolörlüğe geçiş imkanı yaratan ve sembolik olmaktan öteye gidemeyecek bu düzenlemenin amaca hizmet etmeyeceği açıktır.

 

Diğer yandan Kanun Tasarısının 11/f maddesinde  ? Gelirler kontrolörleri ve stajyer gelirler kontrolörleri ile Vergi Denetmenleri ve yardımcılarının Başkanlıkça belirlenecek görev yerlerinde çalıştırılmalarına ilişkin usul ve esasları belirlemek,? hükmü bulunmaktadır. Tasarının 27 inci maddesindeki ?Vergi Denetmenleri bölge müdürlüğü emrinde çalıştırılırlar.? İbaresi bu madde ile getirilen yetkinin tekrarı ile ekonomik-teknik gelişmeler doğrultusunda Vergi Denetmenlerinin görev yerlerinin değiştirilmesine ihtiyaç duyulması halinde başkanlık yetkisinin sınırlandırılması anlamına gelmektedir.

 

Mevcut yapıda yaşanan denetim grupları arasındaki çatışmaların önlenmesi, ayrı ayrı alınarak yetiştirilmek suretiyle neden olunan kaynak israfına son verilmesi ve çalışma moral ve motivasyonu ile barışının sağlanması için 27 inci maddenin aşağıdaki gibi değiştirilmesi yerinde olacaktır

 

Madde 27? Gelirler kontrolörü kadrolarına; en az yedi yıl Vergi Denetmenliği yapmış ve olumlu sicil almış olanlar arasından başkanlıkça atama yapılır. Atamaya ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.

 

Vergi Denetmenleri; en az dört yıllık lisans eğitimi veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler fakültelerinden mezun olanlar arasından yapılacak özel yarışma sınavı sonucuna göre mesleğe Vergi Denetmen Yardımcısı olarak alınırlar, en az üç yıl çalışmak ve olumlu sicil almak kaydıyla yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar. Yapılacak yeterlik sınavında başarılı olanlar Vergi Denetmenliğine atanırlar. Vergi Denetmenlerinin mesleğe alınmaları ile çalışma usul ve esasları yönetmelikle düzenlenir.

 

·        ATAMA VE YÜKSELMEDE OBJEKTİF KRİTERLER SAĞLANMAMIŞTIR

 

Tasarının geçişlere ilişkin hükümleri incelendiğinde; aynı teşkilat içinde yer alan ve statü olarak kendisinden aşağıda ve eşit görevde bulunan çeşitli idari personelin yanı sıra diğer denetim birimlerinin tamamına yükselme ve geçiş imkanı tanınmakla beraber, Türkiye'de vergi denetiminin % 90 ?ını gerçekleştiren ve sayıları 3000'i aşan Vergi Denetmenlerinin, görev yaptıkları birimin idari kademelerine dahi yükselme ve geçiş imkanı tanınmamış olması anlaşılamamıştır. Bu yapı ile, Vergi Denetmenliği mesleğine giren meslek mensuplarının aynı görevden emekli olmalarına yol açılmaktadır. Geleceği veya hedefi olmayan bir meslekte çalışanların meslek motivasyonu sağlanmayacağı gibi bu meslekte çalışanlardan verim alınması da söz konusu olamayacaktır.

 

Açıklanan nedenlerle Tasarının Geçici 3 üncü maddesinin ( d ) bendine, Devlet Gelir Uzmanı ibaresinden önce gelmek üzere ?Vergi Denetmeni veya? ibaresinin eklenmesi gerekmektedir.

 

·        MESLEKTE BÖLÜNMÜŞLÜK ÖNLENMEMİŞTİR

 

Diğer taraftan, 22.07.1998 tarih ve 4369 Sayılı Kanunla Vergi Denetmenliği mesleğine yeterlik sınavı getirilmiş ve bu tarihten sonra mesleğe alınan Yardımcılar yeterlik sınavına tabi tutulmuştur. Tasarı ile mevcut  Vergi Denetmenleri yeterlik sınavına tabi tutulmak istenilerek, yıllardır mesleğini başarı ile yerine getiren meslek mensuplarının rencide edilmesine yol açılmaktadır. Yardımcıları yetiştiren  ve mesleğe yıllarını vermiş olan Vergi Denetmenlerinin yeterlik sorunu çözülmediğinden meslek içerisinde yeterli ve yetersiz denetmen şeklinde ikili bir ayrıma yol açılarak bir meslek grubu için en büyük zaafiyet olan  bölünmüşlüğe neden olunmuştur. Vergi Denetmenleri arasında bölünmüşlüğün giderilmesi amacıyla Tasarının Geçici 3 üncü maddesinin ( d ) bendinin son fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesi gerekli görülmektedir.

 

22/7/1998 tarihi itibariyle vergi denetmeni veya yardımcısı kadrosunda bulunup bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte halen bu kadrolarda çalışanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte yeterlik sınavını vermiş sayılırlar.  

 

                VERGİ DENETMENLERİ DERNEĞİ

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber